Sağlık Köşesi / Tiroit (Guatr) Cerrahisi

Tiroit bezi boyunun ön tarafında yerleşmiş ve bir kelebek şeklinde olup hormon salgılayan bir organdır. Tiroit hormonlarının etkisiyle vücudumuzun birçok işlevi harekete geçmekte veya artmaktadır. Örneğin tiroit bezinin hormonlarının yükselmesi (Hipertiroidi veya zehirli guatr) ile kalp atım hızı artar ve çarpıntı hissi olur, kan basıncı yükselir (Hipertansiyon), sinir sistemi daha fazla çalışır ve uyku ihtiyacında azalma, sinirlilik ve ellerde titreme gibi sorunlar ortaya çıkar. Ayrıca terleme ve saç dökülmesi artar, metabolizmanın yükselmesiyle iştahın artması, daha çok yeme ve buna rağmen kilo kaybı ortaya çıkar, kısacası vücut yıpranır. Hormon düzeylerindeki düşme ise yukarıdaki durumların tam tersine neden olmaktadır.

            Tiroit bezinin boyutlarında büyümeler (guatr diye adlandırılan durum) veya dokudan kaynaklanan normal dışı doku adacıkları (Nodül) da diğer bir grup soruna neden olmaktadır. Boyunda şişlik, görüntü bozukluğu, boyunda sıkıntı hissi, nefes darlığı, yutma güçlüğü ve hatta ses kısıklığı ortaya çıkabilmektedir. Ayrıca özellikle nodül diye adlandırılan ve tiroit bezinin içinden gelişen anormal dokuların zemininde kötü huylu dokuların (Kanser) gelişme şansı mevcuttur.

            Çoğu zaman ilaç tedavisi ve bazı beslenme destekleriyle birçok tiroit hastalığının tedavisi mümkün olsa da, bazı özel durumlarda cerrahi tedaviye gerek duyulmaktadır. Cerrahinin uygulandığı hasta grupları genellikle çok büyük tiroit bezlerine sahip ileri evre guatr hastaları, ilaç tedavisine rağmen tiroit hormon yükseklikleri kalıcı olarak kontrol altına alınamayan hastalar ve tiroit kanseri tanısını almış veya şüphesi bulunan hastalardır.

            Ameliyat kararı tetkiklerin yapılmasından sonra genellikle bir İç hastalıları veya endokrinoloji uzmanı ve genel cerrahi uzmanı tarafından alınır. Hasta ve yakınları operasyonun neden gerekli olduğu ve varsa alternatif tedavi yöntemleri konusunda bilgilendirmelidirler. Daha sonra birçok cerrahi operasyonda olduğu gibi anestezi ve cerrahiye yönelik tetkik ve hazırlıklara başlanır.

            Tiroit cerrahisi hemen her zaman genel anestezi (tam ve derin bir narkoz) eşliğinde uygulanır. Ameliyata başlamak için gereken cilt kesiği boyunun ön tarafında olabildiğince altta ve kıyafetlerin yakasının altında kalacak şekilde ve olabildiğince küçük yapılır. Ayrıca boyunda var olan cilt katlantılarının üzerine denk getirilen kesikler kozmetik açıdan daha iyi sonuçlara neden olmaktadır. Tiroit bezinin bulunduğu boyun kısmında beyine kan götüren ve getiren şah damarlar, nefes ve yemek boruları, gırtlak yapısı ve üzerindeki konuşma kasları, bu kaslara ve ses tellerine giden sinirler ve vücudun kalsiyum iyonu ve dolayısıyla kasların kasılmasını ayarlayan paratiroit bezleri bulunmaktadır. Bu yapıların herhangi birine zarar gelmemesi açısından ameliyat sırasında azami titizlik gösterilir ve hastalıklı tiroit bezi tamamen çıkarıldıktan sonra operasyon cildin olabildiğince estetik bir şekilde dikilmesi ile sonlandırılır.          

            Operasyondan kısa bir süre hasta kendine gelir ve sıvı gıdalar almaya başlar. Konuşmak ve baş ve boyun hareketleri serbesttir ve çoğunlukla operasyonun ertesi günü hasta taburcu edilerek evine gönderilebilir. Bazen operasyon yerinde biriken kan ve sıvıları boşaltmak için dren denilen özel hortum sistemleri yerleştirilir ve bunlarda genellikle operasyonun ertesi günü eve gitmeden çıkarılır. Yemek yemede genellikle yasak olmaz ve operasyondan 3-5 gün sonra banyo serbest olur. 5.-7. günler arasında hasta tamamen normal hayatına devam edebilecek duruma gelir.

            İki taraflı olarak tam çıkarılan tiroit operasyonlarından sonra hasta hayatının sonuna kadar vücudun ihtiyaç duyduğu tiroit hormonunu hap olarak almalıdır, ama son derece basit, ucuz ve yan tesirleri az olan bir tedavidir.

Laparoskopik cerrahide en çok karın boşluğuna bakarak bu bölgedeki hastalıkların tedavisi gündemde olsa da (Laparoskopi kelime anlamında karın içine bakma demektir) bu cihazlar ve teknolojinin gelişmesiyle guatr ve bazı cerrahi gerektiren tiroit bezi hastalıklarında endoskopik girişimleri gerçekleştirmek pratik hale gelmiştir. Boyun ön tarafında kesiklerin yapılması yerine boyun yan tarafında yapılan 2 santimetrelik bir delikten boyun içine girilerek tiroit bezi bölgesinde hiç gaz kullanmadan çok ince bir kamera yardımıyla görüntü elde edilir. Video görüntüsü eşliğinde bezin damarsal yapıları güvenle bağlanır ve yine çevresindeki sinirsel ve önemli yapılara zarar vermeksizin hastalıklı tiroit dokusu dışarı alınır.

Copyright © 2011 Tüm Hakları Özel EGM Hayat Hastanesine Aittir
Tel: (0422) 325 32 32 Faks: (0422) 324 60 80